Endüstri 4.0’ın ışığında Türkiye ve Almanya

Dünya’da değişen dengelerin ana sebeplerinden bazıları sanayi ve yeraltı kaynakları konularındaki dünya siyasetidir. Kaynağı işletebilme ve en verimli şekilde ürüne çevirebilme sanatına ve dinamizmine sanayi denir. Dünya da dinamik bir şekilde değişen ve gelişen sanayi bugünlerde sıkça Endüstri 4.0 ile anılmaktadır. Bu kavramın popüler olmasındaki ana nedenlerin altında birçok unsur yatmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki hedef ile gelişmekte olan ülkelerdeki hedefler kesişmeyebilir. Bunu en iyi şekilde anlayabilmek için Endüstri 4.0’ın anlamını iyi bilmek gerekmektedir. Nitekim Endüstri 4.0’ın tanımına baktığımızda önümüze şu ifadeler çıkmaktadır: Okumaya devam et “Endüstri 4.0’ın ışığında Türkiye ve Almanya”

Avrupa’daki Türklerin Başarı Hikayesi: Hakan Ünsal

Benim adım Hakan Ünsal ve 1979 yılında Almanya‘da doğdum. 4 yaşında ailem beni Türkiye’deki büyüklerimizin yanına bıraktı. Annemin ve babamın hayali birkaç sene çalışıp, para biriktirip, geri memlekete dönmekti. O arada bende Türkiye‘deki eğitimimden geri kalmış olmayacaktım. Nitekim lise 3’e kadar anneannemin yanında yaşadım. Çoğu Türk ailelerinde olduğu gibi benimde ailem geri dönmedi.

Okumaya devam et “Avrupa’daki Türklerin Başarı Hikayesi: Hakan Ünsal”

Bilgisayar Destekli Mühendislik

CAE (Computational Aided Engineering), yani Bilgisayar Destekli Mühendislik bilgisayarların yaygınlaşmasından ve hızlı hesap makinesi olarak kullanılmasından ve herkesin kolay bir şekilde erişebilir hale gelmesinden dolayı popülerite kazanmış ve kendini önemli bir disiplin olarak mühendisliğin içerisine adapte edebilmiştir. Artık bugünkü mühendislikte tasarımlar bilgisayar ortamında oluşuyor ve aynı zamanda tasarlanan sistemler ve makinalar bilgisayar ortamında hesaplanarak değerlendiriliyor. Kağıt üzerinde hesapları yapmak, çizimleri kağıt üzerine cetvel yardımıyla aktarmak, tam olarak geçmişe gömülmemiş olsa da, bilgisayar destekli mühendislik artık mühendisliğin ana unsuru haline gelmiştir. Üniversitedeki öğrenciler matematiksel hesaplama metodlarını ve gereken teorileri öğrenerek, bu proğramlarla erken ve ileri dönemlerde temas kurarak, öğrendiklerini uygulamış oluyor. Birçok firma simülasyon proğramlarını kullanarak, hızlı ve verimli araştırma ve geliştirme yaparak piyasaya kısa bir süre içerisinde yeni bir ürünü sürebiliyor. Bu şirketlere büyük avantajlar kazandırır. Hızlı ve maliyeti düşük Ar-Ge en önemli avantajlarındandır.

Okumaya devam et “Bilgisayar Destekli Mühendislik”

Avrupa’dan Türkiye’ye: Hedefe Giden Yol – İlhan Çakır

24 Aralık 1991 yılında Almanya‘ya geldiğimde Türkiye’de dokuzuncu sınıf öğrencisiydim. Almanca öğrenmem gerektiği için Almanya’da dokuzuncu sınıftan devam etmem mümkün olmadı. Dil öğrenirken kaybettiğim zamandan dolayı yaşıtlarım okuldan mezun olmuştu. Bu sebepten dolayı 1993 döneminin sonunda gittiğim okul, beni eğitimimi dışarıdan bitirmeye ve Gençlik Yetiştirme Merkezine (Werkeinrichtung) gitmeye zorunlu kıldı. Okumaya devam et “Avrupa’dan Türkiye’ye: Hedefe Giden Yol – İlhan Çakır”

Türkiye ve Dünyada Büyüyen Enerji Piyasaları

Enerji piyasası büyüyen ve kendini zaruri olarak geliştirmesi gereken dinamik bir pazar. Her geçen yıl enerji talebinin Dünya genelinde artması nedeniyle, elektrik enerji üretimi için kurulacak olan santrallerin sayısı veya mevcut santrallerin modernizasyon işleri için dikkate alınacak santral sayıları günden güne artacaktır. Uzmanların tahminine göre 2030 yılından sonra elektrik santralleri için Dünya genelinde yıllık ortalama 800 Milyar ABD Doları sermaye harcanacaktır. Bu santraller doğal olarak en yeni teknoloji ve en yüksek verimlilik oranıyla hayata geçirilecektir. Bunun yanı sıra çevre ve doğa etkenleride bir okadar önem arz edecektir. Onun için elektrik santralleri yapımına ilişkin Türkiye Cumhuriyeti en kısa zamanda yurtdışına olan bilgi ve tecrübe bağımlılığını minimum seviyeye indirerek ve varolan teknolojileri geliştirerek bu projelerde söz sahibi olmak zorundadır. Aksi takdirde seyretmeye mahkum olur ve ilerlemeden mahrum kalır.

Okumaya devam et “Türkiye ve Dünyada Büyüyen Enerji Piyasaları”

Yakıt Cinsi, Milli Santraller ve Cari Açık Arasındaki Bağlantı

Türkiye Cumhuriyeti’nin enerji sektöründeki mevcut durumunu tespit edebilmek ve geleceğe yönelik enerji yatırım stratejileri üretebilmek için, yurtiçi piyasasındaki yakıt cinslerine göre kurulu elektrik gücü ve bu doğrultuda kullanılmayan potansiyelleri detaylı bir şekilde araştırmamız gerekmektedir. Genel olarak Türkiye Cumhuriyeti´nin kurulu gücü 3 ana yakıt cinsinden oluşmaktadır [1]. Bunlar doğalgaz, hidrolik barajlı ve taş kömürüdür. Bu kaynaklar 2013 ile 2016 yılları arasında büyük oranda artış göstermişlerdir. Büyük artış gösteren diğer yakıt tipleri ise çok yakıtlılar, hidrolik akarsu ve rüzgar santralleridir. Okumaya devam et “Yakıt Cinsi, Milli Santraller ve Cari Açık Arasındaki Bağlantı”

Türkiye’nin Enerji Sektöründe İstihdam Şansı

Türkiye’mizin nüfusu 80 milyona yükselmektedir. Yaş ortalamasının 29,6 olduğu ülkemizde insan gücü en verimli ve dinamik çağında sanayiye ve milli kalkınmaya yön verebilecek kapasitede ve yaştadır. Yıldan yıla artan nüfus ve turist sayısı zaruri ihtiyaç maddelerine olan mecburiyetimizi yıldan yıla hızla arttırmaktadır. Son 10 yıl içerisinde hızla büyüyen ekonomi, yatırımların sayısını hızlıca arttırmakta, bu da enerjiye olan bağımlılığımızı göz önüne sermektedir. Türkiye genelinde enerji talebinin her geçen yıl yüzde 4 ile 5 arası arttığını göz önüne alırsak şu an birçok enerji projesinin yapıldığını ve gelecekte artarak yapılması gerektiğini görmekteyiz. Okumaya devam et “Türkiye’nin Enerji Sektöründe İstihdam Şansı”